Üsküp o kadar Türk o kadar Müslüman’dır ki kokusu sinmiştir toprağına. Benim için o yalnız bir şehir değildir; o Yahya Kemal’dir aynı zamanda. Zira Üsküp’e geldiğim gibi onu aradım adeta… “O yaşlarımda ben, Üsküp minarelerinden yükselen ezan seslerini duyarak, içim bu seslerle dolarak yetişiyordum. Ezan-ı Muhammedi başladığı zaman evimizde ruhanî bir sessizlik olurdu. Galiba Üsküp’ün... Okumaya Devam et →
İlk Söz…
Bir söz vardır, "sanatkar sanatını teşhir etmek ister" diye... Bu söz kim olursa olsun, insanın ürettiğini paylaşmak istemesini ifade eder. İster fiziki-elle tutulur, olsun; isterse mücerret-elle tutulmayan bir eser, fikir, bilgi olsun; fark etmez. Evlad-ı Fatihan diyarından ana vatana dönüş, zorluklar içinde aşılmış bir tahsil hayatı, iş hayatına akademik dünyadan giriş, özel sektörde eğitim, tekrar... Okumaya Devam et →
