Bulgaristan Türklerinin direnişinin sembolü ‘Türkan bebek’ ölümünün 35. yılında anıldı

Kırcaali Bulgaristan'da komünizm döneminde Türklere karşı uygulanan isim değiştirme kampanyasında, isimlerinin zorla değiştirilmesine karşı çıkanların üzerine açılan ateş sonucu ölen 18 aylık Türkan bebek, Kırcaali bölgesindeki Mogilyane köyündeki mezarı başında düzenlenen törenle anıldı. Kocaeli Büyükşehir Belediye Başkan Vekili Yaşar Çakmak, Balkan Türkleri Kültür ve Dayanışma Derneği (Bal-Türk) Onursal Başkanı Bayram Çolakoğlu ile İstanbul, Kocaeli, Sakarya... Okumaya Devam et →

Bulgaristan Türklerinin Davası ve “NAiM” Filmi

Dava bir ülküdür, idealdir; uzak hedeftir. Bu hedefe ulaşma gayesiyle çabalayarak alınan yol da dava yoludur. Davası olan dertlidir. Onun derdi davasıdır ve onun için çalışır; davasını anlatır ki davası bilinsin; dava halkası genişlesin ve yeni dava arkadaşları bu yola dâhil olsun. Bulgaristan Türklerinin davası var mı? Halen Bulgaristan’da yaşayan, farklı tarihlerde göçmüş olup Türkiye’de... Okumaya Devam et →

Dünya Ekonomisinde Yeni Bir Çağ: “Demir İpek Yolu”

“Tek Kuşak Tek Yol” projesi dahilinde, Çin’den çıkan yük treni –üzerindeki 42 konteynır yük ile-  Marmaray hattından geçerek kesintisiz olarak Avrupa’ya geçti. Prag’a ulaştığında yolculuğu sona erecek ki bu dünya ekonomisi açısından yeni bir çağın başlangıcıdır. 1487 yılında Avrupalı denizciler Ümit Burnu’nu keşfedince, tarihi İpek Yolu üzerinden, Asya-Avrupa arası ticaretin yolu da denizlere kaymıştı. Bu... Okumaya Devam et →

1989 год. Принудителното Изселване от България.

Не са ли смислени и значителни думите на Алия Иззетбегович свързани с Сръбските кланета над Мюсюлманите Бошняци?: “Ако се забрави геноцидът то ще се повтори ”. Изречение, което е кратко и ясно, но за смисъла и значението му биха се написали книги. Да, не забравяй и не позволявай да се забрави преживения геноцид, за да... Okumaya Devam et →

1989 Bulgaristan Göçü’nün 30. Yılı

Sırpların Müslüman Boşnaklara yönelik katliamlarına dair Aliya İzzetbegoviç’in polattan kelimelerle kurduğu şu cümle ne kadar manidar, değil mi? “Unutulan soykırım tekrarlanır”. Kısa, ama manasına dair kitap yazılacak bir cümle. Evet, sen yaşadığın soykırımı unutma, unutturma ki tekrarlanmasın. Yeni nesiller bu kıssadan hisse alsın… Tarihin tekerrürüne fırsat vermemek bizim elimizde; Mehmet Akif’in ifadesiyle, Tarih’i “tekerrür” diye... Okumaya Devam et →

Tarafgirlik uğruna yalancılık etmek!

İşler kötüye gidiyormuş, Kredi derecelendirme kuruluşları böyle demiş... Dünyanın saygın kuruluşlarından olan Fitch Ratings, Türkiye’nin not görünümünü verdiği ‘BB-‘ notu ile “yatırım yapılabilir” seviyenin iki kademe altına düşürmüş… Bu saygın! kuruluşları tanımasak, sayardık belki... TOBB'un verilerine göre Martta 726, Nisanda 640 şirket kapanmışmış, tezvirat böyle sürüp gidiyor. Daha önce “istatistik verilere yalan söyletmek nasıl olur?”... Okumaya Devam et →

15 Temmuz Gecesine dair, hatıratım…

O gece, genel başkalığını yürüttüğüm Bal-Türk’ün Karamürsel Şubesinin başkanı Rahmetli Emine Ablamızın evindeyiz. Rahmetlinin eşi ve bir oğlu da rahmetli olduğundan beni ve eşimi davet etti ki o akşam kızını istemeye gelecekler. Biz de oradayız, sohbet faslı kız isteme faslı derken vakit geç oldu ve hayırlı bir işte yer almanın süruruyla eşimle birlikte Derince’ye dönüyoruz.... Okumaya Devam et →

İçimizdeki Moda, İroni Yapmak ve Büyük Bir Densizlik

Özellikle Tanzimat’tan bu yana Batılı kavramları kullanmayı, hayatımıza sokmayı pek sever olduk. “İroni” de bunlardan birisi… Hani bizim bir “ahlak” anlayışımız var, rengini de yüce dinimizden alır. Zira Allah Resulü, “ben güzel ahlakı tamamlamak için geldim” diyor ya. Buradan başlayayım; adam ahlaksızca eylemlere imza atıyor. Karşılığında gösterilen Batı orijinli tepki şu oluyor: “bu yaptığın iş... Okumaya Devam et →

WordPress.com'da Blog Oluşturun.

Yukarı ↑